1. HABERLER

  2. YENİLENEBİLİR

  3. GÜNEŞ

  4. Ersan Tüfekçi: KalyonPv ABD pazarına girecek

Ersan Tüfekçi: KalyonPv ABD pazarına girecek

ABD pazarına güneş paneli ihracatına hazırlanan KalyonPv’nin İcra Kurulu Üyesi Ersan Tüfekçi “Tier-1 denilen, dünyanın en yüksek kaliteli ve büyük ölçekli panel üreticilerini içeren listeye girmeyi hedefliyoruz” dedi.

Ersan Tüfekçi: KalyonPv ABD pazarına girecek

Enerji Günlüğü - Konya Karapınar’daki 1000 MW’lik YEKA güneş enerji santrali lisans ihalesini alan ve şartname gereği panel üretim tesisi de kuran Kalyon Grubu, bu alanda yeni hamleler peşinde. Halen toplam 1000 MW’lik panel üretim kapasitesine sahip KalyonPv, bu miktarın 2022 başında devreye giren 500 MW’lik ikinci etabının üretim bantlarını yerli mühendislik imkanlarıyla hayata geçirdi.

SOLARDA KÜRESEL SÜPER LİGE OYNUYOR 

Bugüne kadar panel üretimine iki etapta 500 milyon dolarlık yatırım yapan KalyonPv, 100 mühendisi istihdam ettiği Ar-Ge faaliyetlerine bu yıl 10 milyon dolar harcayacak. Şirket yetkililerinin verdiği bilgiye göre KalyonPv, tüm bu yatırım ve faaliyetlerle küresel solar endüstrisinde üst ligde yer almayı hedefliyor. KalyonPv Üretim ve Operasyonlardan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ersan Tüfekçi, Enerji Günlüğü’nün sorularını cevapladı.

ersan-tufekci.jpegGüneş paneli üretiminde geldiğiniz son durum nedir?

Kalyon PV olarak kurduğumuz ilk üretim tesisi, yıllık 500 MW’lik ingot, wafer, hücre ve panel üretim fabrikasıydı. O tesiste bugüne kadar yaklaşık 800 MW’lik panel üretildi. Bu yılın başında ise ikinci bir 500 MW’lik üretim kapasitesini daha devreye soktuk.

Kapasite aynı, peki teknoloji de aynı mı?

Kapasite aynı ama teknoloji daha ileri. İlk etap, G1 dediğimiz birinci jenerasyon teknolojiye dayalı bir üretim tesisi idi. İkinci tesiste G1 yerine M10 tipi ingot, wafer, hücre ve panel üretim kapasitesi kuruldu. Oradan da şu ana kadar yaklaşık 200 MW’lik bir üretim gerçekleştirdik. Yeni etaptaki üretimin yarısı piyasaya yarısı da Karapınar’daki YEKA 1 GES’e verildi.

İkinci fabrikanın ilkinden farkını biraz daha açar mısınız?

Yeni tesiste, en yüksek verimli teknoloji kullanılarak 540 Watt’lık paneller üretildi. Yerlilik oranı daha da yükseltildi. İlk etapta yüzde 75 yerlilik oranı vardı, ikincisinde ise bu oran yüzde 80’in üzerine çıkarıldı. Ayrıca yeni tesisin kurulumunda Türk mühendis ve Ar-Ge ekibi ağırlıktaydı.

İnsan kaynağında da yerlilik öne çıktı diyebilir miyiz?

Evet, ikinci 500 MW’lik üretim tesisini teknoloji transferi ile değil, tamamen Türk mühendisliğinin bir ürünü olarak hayata geçirmiş olduk. Aslında işin bu kısmı, üründeki yerlilik oranından belki de daha önemli. Çünkü bu artık Türkiye solar endüstrisinin, kendi başına ingot, wafer, hücre ve modülden oluşan entegre bir üretim tesisini kurabilecek yetkinliğe ulaştığını gösteriyor.

İkincisi devreye girdiğine göre ilk 500 MW’lık tesis ömrünü tamamladı mı?

Hayır tamamlamadı. Önümüzdeki yıl da üretimi sürdürmeyi düşünüyoruz. Çünkü zaten Türkiye’nin yerlilik oranı yüksek panellere ihtiyacı olduğunu biliyoruz ve bizim ikinci etaba göre daha eski görünse de az önce söylediğim gibi yerlilik oranı yüzde 70 seviyesinde. Bu yerlilik oranı mevcut şartlarda bizim açımızdan ekonomik, ülke açısından faydalı, sektör açısından da avantajlı bir seviye anlamına geliyor.

Bu alandaki teknoloji hızla değişiyor, uyum sağlamak zor değil mi?

Biz yeni hücre teknolojilerini yakından takip ediyoruz. Üretim altyapımızın da güncel teknolojilerle yenilenmesi için mühendislik ekibimiz gelişmeleri yakından izliyor. Sektörün çok hızlı geliştiğini biliyoruz. Bu nedenle trendlerin takibi ve zamanında buna uyum sağlanması bizim gibi entegre tesis sahipleri için çok önemli. Hatta bu takip sayesinde önümüzdeki yıllarda küresel solar endüstrisine ve teknolojilerine Türkiye’den de ciddi oranda katkı sunmayı öncülük etmeyi hedefliyoruz. Bunu kendimiz için önemli bir görev sayıyoruz.

İhracat meselesi ne durumda?

ABD piyasasından gelen yoğun talep üzerine bu ülkeye de satış yapmak istiyoruz. Yeni M10 ürünüyle ilgili ABD’ye satış yapabilmek için gereken UL Sertifikası’nı yıl sonuna kadar almış olacağız. Gelecek yıl ABD pazarına yüksek miktarda satış yapabilir hale geleceğiz.

Bu adım sizi nasıl etkileyecek?

Biz KalyonPV olarak, Tier-1 denilen, dünyanın en yüksek kaliteli ve büyük ölçekli panel üreticilerini içeren listeye girmeyi hedefliyoruz. İşte bu hedefin bir parçası olarak, global ölçekli firmaların yaptığı projelerde rol üstlenerek bu listeye giren ilk Türk firması, markası olacağız. ABD pazarına ihracat da bu sürecin parçalarından biri aslında.

Türkiye’deki mevcut panel üretim kapasitesi?

Türkiye’de PV üretim hacminin artması, dünya sıralamasında üst basamaklara tırmanmasına yol açıyor. Bu durum, büyük bayi ve EPC firmalarının Türkiye’de üretilen panellere yönelik güvenini ve talebini arttırıyor. Bu artış, sektörün gelişimi, istihdamı ve burada oluşacak tedarikçi altyapısının gelişmesi için de iyi bir sinyal.

Türkiye’de üretilen panellerde kalite sorunu var mı?

Türkiye’de yüksek kaliteli paneller üretiliyor. Bu da küresel firmalar nezdinde Türk ürünlerinin cazibesini arttırıyor. Ancak sertifikasyon süreçleri ve bu süreçlerin sadece yurt dışındaki akredite firmalar eliyle yürütülüyor olması, panel üreticilerinin ortak sorunu. Aslında bu hizmetlerin yerli imkanlarla ve yurt içinde, çok daha hızlı, ekonomik ve dünyaca akredite yerli firmalarca yürütülmesine ihtiyaç var. Bu da sektörde üretime paralel test kalite yatırımlarının da yapılmasını gerektiriyor.

Türkiye solar alanında ‘fabrika kuran fabrika’ aşamasına mı terfi ediyor?

Çok iyi bir noktaya değindiniz. Türkiye’de fotovoltaik panel üretim bantları ithal ekipmanlarla kurulmuş durumda. Bu üretim bantlarının yerlileştirilmesi, yerli markaların oluşturulması, yedek parçalarının yerli üretilebilmesi ve üretim ekipmanı tasarlayan ve üreten bir endüstriye sahip olmamız da en az panel üretebilmek kadar önemli. Teknolojik olarak yapacağımız yenilikler, inovasyon ve Ar-Ge yatırımları sayesinde bu konuda öncü olabiliriz.

Türkiye solar sektörünün nitelikli iş gücü ihtiyacı…

Nitelikli iş gücü açısından bir problem yok. Ancak ara eleman yetersizliği her sektörde olduğu gibi bu sektörde de ciddi bir sorunu haline gelmiştir. Bu nedenle yenilenebilir enerji alanında teknik lise ve yüksek okulların yaygınlaştırılmasında fayda var. Sınırlı sayıdaki okulların çoğaltılması acilen bir hedef olarak önümüze koyulmalı. 

Mehmet KARA - Enerji Günlüğü 

 

İlgili Haberler