Enerji Günlüğü - Danimarka merkezli endüstriyel enzim ve biyoteknoloji firması Novonesis, Amsterdam Data Collective'in 18 ülke için hazırladığı "Biyoçözümlerin Değeri" raporunun Türkiye bulgularını kamuoyuyla paylaştı. Raporu tanıtan Novonesis Türkiye Müdürü Pınar Tunçkol, biyoyakıtların, biyogazların ve biyoteknolojik çözümlerin enerji ithalatına bağımlılığı azaltmada güçlü bir zemin oluşturduğunu belirtti.
TARIMSAL ALTYAPI AVANTAJA DÖNÜŞEBİLİR
Tunçkol, Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesini biyoenerji dönüşümü için kritik bir avantaj olarak değerlendirerek şöyle konuştu: "Hâlâ dünyanın en büyük yedinci tarım ülkesiyiz. Kendi sürdürülebilir enerjimizi üretebiliriz." Brezilya ve Hindistan örneklerini aktaran Tunçkol, tarımsal ürünlerin biyoyakıt hammaddesi olarak kullanıldığı ülkelerde hem enerji güvenliğinin güçlendiğini hem de yerli üretim kapasitesinin arttığını söyledi.
Raporun gıdadan sanayiye, tarımdan enerjiye uzanan sektörlerdeki verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkılarını aktaran Tunçkol, biyoteknoloji alanında atılacak doğru adımlarla istihdamın üç katına çıkabileceğini de kaydetti.
BİYOYAKIT, FOSİL YAKITIN ALTERNATİFİ DEĞİL
Tunçkol, biyoyakıtların sektördeki konumunu ise şu şeklide tanımladı: "Yüzde 100 bir başka enerji grubuna geçmek gibi bir şey söz konusu değil. Ama enerjinin çeşitliliği burada önemli olan. Biyoyakıtları fosil yakıtlara bir alternatiften ziyade, enerji çeşitliliğini artıran ve ekonomik, iklimsel veya jeopolitik problemlerden daha az etkilenir hale getiren tamamlayıcı bir unsur olarak görüyoruz."
Novonesis'in enerji sektöründeki müşteri tabanını da aktaran Tunçkol, tarım bazlı enerji üreten firmalar, sürdürülebilir havacılık yakıtı geliştiriciler, etanol ve biyodizel üreticileri ile rafinerilerle çalıştıklarını; odak noktalarının bu firmaların üretim süreçlerindeki verimliliği artırmak ve farklı hammadde girdileriyle yeni olanakları keşfetmelerine destek olmak olduğunu vurguladı.
BİYOÇÖZÜMLER COP31 GÜNDEMİNDE
Tunçkol, önümüzdeki COP31 sürecini yalnızca karbon ayak izini düşürmeye yönelik bir iklim tartışma platformu olarak değerlendirmediklerini, "Biyoçözümlerin Değeri" raporunun ele alınan konuların çeşitliliğine katkı sunacağını ve somut araçları görünür kılacağını söyledi.
Türkiye'nin ulusal enerji planı, yeşil dönüşüm hedefleri ve iklim düzenlemelerinin birbirleriyle entegre edilmesi gerektiğini de öne çıkaran Tunçkol, enerji güvenliğini ve yerli üretim kapasitesini desteklemenin biyoyakıt kullanımının kademeli artışıyla mümkün olabileceğini vurguladı.
Erdem DURU - Enerji Günlüğü/ İSTANBUL




