1. YAZARLAR

  2. Haluk DİRESKENELİ

  3. Elektrikte kapasite mekanizması yanlış!
Haluk DİRESKENELİ

Haluk DİRESKENELİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Elektrikte kapasite mekanizması yanlış!

Değerli okuyucular, Türkiye’de geniş kamuoyunca bilinmeyen, sınırlı sayıda uzmanın hakim olduğu bazı düzenleme ve uygulamalar var. 

Bu düzenlemelerden biri de Elektrik Piyasası Kapasite Mekanizması Yönetmeliği. Düzenlemenin amacı, ülkedeki güvenilir elektrik kurulu güç kapasitesinin korunması amaçlanıyor. 

Neden buna gerek duyuluyor peki? Arz güvenliğinin temini için gerekli yedek kapasite de dâhil olmak üzere yeterli kurulu güç kapasitesinin oluşturulması ve/veya uzun dönemli sistem güvenliğinin temini için… 

Yani ihtiyaç duyulan yurtiçi azami üretime, kapasite desteği garantisi sunacak santrallere (öncelikle termik tesisler) fiyat desteği/teşviği sağlanıyor. Eğer destek verilmez ise bu santraller kapanmak zorunda kalacak. 

İyi de, kapanırsa kapansın desek ne olacak? Madem serbest piyasa var, kapansa ne olacak ki, özel sektördür, zararı sineye çeker. Zarar da kârın ikiz kardeşi değil miydi hem? 

Değerli okuyucu, bu iş o kadar basit değil. Anlatmaya çalışalım. 

Toplumların önünde verilmesi gereken kritik kararlar vardır. Bu kararları hepimiz adına seçtiğimiz siyasi irade verir. 

Atatürk havalimanını genişletelim mi, yoksa kapatıp yeni üçüncü bir hava limanı mı yapalım? S-400 mü alalım, yoksa F-35 mi? Nükleer santral yapalım mı? Yenilenebilir enerji yatırımlarına destek verelim mi? 

İşte en başta aktardığım kapasite mekanizması da öyle bir şey. Şimdi, piyasa şartlarına uygun maliyetten elektrik üretemediği için yılın ağırlıklı bir döneminde çalışmayan, çalışamayan, çalıştırılamayan santrallere destek verelim mi, vermeyelim mi? Toplum için faydası zararı, getirdiği götürdüğü nedir? 

Dediğim gibi, bunlar siyasi kararlardır. Doğrusunu yanlışını anlamak için konuyu bilenlerin görüşlerini söylemesinde çok büyük fayda vardır. 

Enerji piyasalarında kapasite mekanizması devreye sokulurken öncesinde çevre ekipmanlarından muafiyet uygulaması getirildi. Doğalgaz santralleri, ithal kömür santralleri kapasite mekanizması uygulamasından faydalanıyorlar. 

Güneş, rüzgar, nükleer için bu destek yok. Termik santrallere bir anlamda teşvik geliyor, muafiyet ile çevre ekipmanlarının yapımında yatırım harcamalarında erteleme sağlanıyor. 

İşletmeci nasıl olsa muafiyet var diyerek, çalışan çevre ekipmanlarını e/p, toz filtrelerini, fgd bacagazı kükürtsüzleştirme tesislerini zaman zaman kapatıyor, çalıştırmıyor. Çünkü bu ekipmanlar santral bazında yüzde 6-8 arasında iç ihtiyaç tüketiyor, santrallerdeki, çevre hassasiyetiyle kurulmuş bu kısımları çalıştırmadığınız zaman, bu kadar daha fazla elektrik satışı yapabiliyorsunuz. 

Çevre toza gömülmüş, verimli tarım alanları zarar görmüş ne gam? “Kapasite mekanizması” uygulaması Avrupa ülkelerinde de var. Ancak coğrafya değişik, şartlar değişik. 

Onlarda bile tüketicide yüksek fiyat ve uygulama rahatsızlığı var. 

Yunanlı tüketici, hükümetin devreye almaya kalktığın uygulamayı “Neden eskimiş, randımanı düşük, ithal yakıta bağımlı, termik santrallere destek vereyim” diye sorguluyor. 

Fransız elektrik üreticisi ve Alman tüketici uygulamadan memnun. Fransa’da eski santraller çalışıyor, durumdan Alman tüketici faydalanıyor. 

Peki kapasite mekanizmasını bizde kimlere uygulanıyor? 

Destek almaya değer bulunan kapsam listeleri bize belli bir fikir veriyor. 

Bizde kapasite mekanizması kapsamındaki termik santraller fiyat açısından dezavantajlı durumdalar. İthal yakıt pahalı, düşük kalorifik değerde yerli yakıtı ilave ithal yakıt olmadan yakmak zor. 

İthal kömür yatırımı kumardır, 6000 kcal/kg LHV için ton başına 60 ABD$ fiyatın üstünde spot piyasa fiyatı olursa zarar edersiniz, şimdi 60-70 ABD$/ton fiyatla zarar ediyorlar, serbest piyasada yatırımcının zararını tüketiciye ödetmek doğru değildir.

Bizde doğalgaz bizde dışa bağımlıdır, ülke ekonomisinde cari açığı gereksiz artırır. Çok sayıda doğalgaz kullanan kombine çevrim yatırımları yapıldı, yakıt fiyatları pahalanmaya olmaya başladı, santralleri kapatmayı düşünmeye başladılar. 

İthal Kömür - ithal yakıtlı termik santral yatırımı yapmak için verimli tarım arazileri işgal edildi. Ormanlar yok oldu, deniz kıyıları kapatıldı kömür boşaltma limanları yapıldı. Yanlış yatırımın bedelini bu yatırım kararını alan yatırımcı kendi ödemeli.

Kapasite mekanizması uygulaması kamu kurumlarını rehin almak demektir. Başka ülkeler rüzgar güneş yenilenebilir yönelişinde, biz ise başka yöne gidiyoruz. Piyasaları serbest bırakın. Üreticiler elektriği bu yakıt fiyatları ile ucuz üretebiliyorlarsa üretsinler. Yoksa santrali kapatsınlar. Pahalı elektrik fiyatları ile çalıştırmasınlar. 

Tüketici ve vergi ödeyenlerin sırtından termik santral desteği teşviği neden veriyoruz? Ortada 98+bin MWe kurulu güç var ama 55+bin MWe peak çekişi karşılayacak güvenli kapasite yok.

Kapasite mekanizması uygulamasını yazarınız doğru bulmuyor. 

Bizce teşvik uygulaması hiç bir yerde, hiç bir şartta doğru değildir. 

Bizim coğrafyada her türlü teşvik (ve muafiyet) maalesef itina ile suistimal edilir. 

Bu işin çözümü yurtiçi yatırım ortamını geliştirmekten geçer. 

Demokrasilerde çare tükenmez. 82 milyonluk bu muhteşem zengin ülke mutlaka bir çıkış çözüm bulur.

Büyükada 22 Ağustos 2021

Önceki ve Sonraki Yazılar