1. YAZARLAR

  2. Fatma Ç. ORHUN

  3. Sudan’daki darbenin Türkiye’ye etkileri
Fatma Ç. ORHUN

Fatma Ç. ORHUN

Yazarın Tüm Yazıları >

Sudan’daki darbenin Türkiye’ye etkileri

Sudan’da ekonomik kriz gerekçesiyle Aralık 2018’de başlayan “ekmek isyanı” gösterilerinin sonunda Türkiye’nin yakın dostu Ömer El Beşir iktidarını kaybetti. 11 Nisan 2019 tarihinde gerçekleşen askeri darbe ile Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir yönetimden indirildi.

Daha önce Güney Sudan’ın ülkeden ayrılması ile kırılganlaşan Sudan’da Türkiye’nin ekonomik ve sosyal temelde şekillenen önemli girişimleri var. Bu bakımdan Sudan’da gerçekleşen bu darbenin Türkiye’ye önemli etkilerinin olması beklenir.

TÜRKİYE-SUDAN İLİŞKİLERİ

İsterseniz iki ülke ilişkilerinin gelişimine bakmak üzere biraz gerilere gidelim. Türkiye-Sudan ilişkileri, 1956 yılında Sudan’ın bağımsızlığını kazanmasıyla başlamış. Hemen ertesi yıl, yani 1957 yılında başkent Hartum’da Türk elçiliği faaliyetlerine başlamış.

Sudan’da 1989’dan bu yana iktidarı elinde tutan El Beşir, Erdoğan’ın Afrika’daki en uyumlu partnerlerinden birisi olarak dikkat çekiyordu.

Hatta El Beşir hakkında batı dünyası tarafından dile getirilen bir çok iddiayı göz ardı eden Türkiye, kendisini kırmızı halıda karşılayan ülkelerden birisi olarak dikkat çekmişti.

Türkiye-Sudan ilişkilerinin önemli bir kısmı Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA) şemsiyesi altında yürütülüyor. TİKA, son yıllarda bir çok Afrika ülkesinde atılan adımların mimarı olarak öne çıksa da Sudan, Afrika’yı gözetleyen radarın en önemli ülkelerinden birisi konumunda. Öyle ki Sudan Türkiye’nin en fazla yardım yaptığı ülkelerden birisi olarak dikkat çekiyor. TİKA’nın Sudan’da tarımdan eğitime, turizmden sağlığa bir çok alanda 7 milyon dolar değerinde yatırımı var.

Sudan, son yıllarda Türkiye’nin Afrika’da en fazla odaklandığı ülkelerden birisi hiç kuşkusuz. Bu odağın odağı ise 2017 yılının Aralık ayında Sevakin Adası’nın Türkiye’nin kullanımına açılması olarak karşımıza çıkıyor.

TÜRKİYE’NİN AFRİKA ÜSSÜ: SEVAKİN

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 25 Aralık 2017’de Sudan’a yapmış olduğu resmi ziyarette, Sudan hükümeti ile Türkiye arasında 10 milyar dolarlık ticaret hedefi doğrultusunda jeolojik araştırma ve maden kaynakları alanını da kapsayan 22 anlaşma imzalanmıştı.

Bu anlaşmayla birlikte yaklaşık 400 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalan ve Kızıldeniz üzerinde son derece stratejik önemi haiz bir noktada yer alan Sevakin Adası, Türkiye’ye 99 yıllığına kiralandı.

Sevakin adasını Türkiye için bu kadar önemli kılan yalnızca eski Osmanlı toprağı olması değil. Sevakin Adası aynı zamanda Afrika’yı ve özellikle Akdeniz ile Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayan Kızıldeniz-Aden Körfezi hattına kıyısı bulunan ülkelerin yer aldığı coğrafyadaki konumuyla Türkiye’nin küresel ve bölgesel politikaları açısından büyük önem arz ediyor.

Kızıldeniz’in kıyısındaki bu adada sahip olunacak bir üs, Avrupa ülkelerinin Çin ve Hindistan gibi Asya ülkelerinden gerçekleştirdikleri ithalatı etkileyebilir. Burada sahip olunacak bir üs, yine Asya’daki dünya devlerinin Ortadoğu’dan ithal ettikleri enerji ürünlerinin tedariki üzerinde de söz hakkına sahip olmak demek.

Bölge tarih boyunca İpek Yolu ticaretinin en önemli merkez noktalarından birisi olagelmiştir. Türkiye önce burada imar faaliyetlerine girişerek adadaki Osmanlı döneminden kalan tarihi eserleri restore ettirdi. Ayrıca Sevakin Adası’nda askeri gemilerin bakımının yapılabileceği bir limanın inşa edilmesinin söz konusu olması, Somali ve Katar’dan sonra Sudan’da askeri bir üssün inşa edilme ihtimalini akıllara getiriyor. Nitekim üs kurulursa Kızıldeniz’de Mekke ile Medine karşısında, petrol ticaretinin kalbi sayılan noktada yer alacak.

Sevakin Adası’nın kiralanması, Sudan’ın yanı başında yer alan başta Mısır olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri gibi körfez ülkelerini oldukça rahatsız etmiş bu konuda oldukça sert açıklamalar gelmişti.

SUDAN'DAKİ DARBENİN TÜRKİYE’YE ETKİSİ

Türkiye’nin Afrika kıtasındaki yakın dostlarından biri olan Sudan’daki bu gelişmelerin Türkiye üzerinde bir etkisi olabilir mi? Olursa da ne olabilir? Darbeyle birlikte Sudan’da başlayan bu yeni süreçte Türkiye’nin durumu ne olacak? Bu konu da henüz resmi bir açıklama yapılmamışsa da darbe yönetiminin Mısır ve Suud yönetimi tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Müslüman Kardeşler’in üyelerini tutuklaması aralarında gerginlik bulunan bu ülkelerle yakınlaşmasının sinyallerini verdi.

Türkiye’nin bu ülkelerle de ilişkileri pek parlak değil. Kahire merkezli kurulan Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nda Türkiye’nin de yer almaması ilişkilerdeki gerginliği yansıtıyordu.

Doğu Akdeniz Havzası, son dönemdeki enerji keşifleriyle gündemde geniş yer alırken tüm güçlü ülkelerinin iştahını kabartıyor. Sevakin adasının üzerindeki Türk hakimiyeti giderse Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kullanabileceği önemli kartı elinden düşer.

Türkiye’nin Sudan’a yapmış olduğu tarımsal yatırımlar başta olmak üzere büyük miktardaki yatırımları ve işbirliklerinin de zarar görmesi kaçınılmazdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar