1. YAZARLAR

  2. İlhan SAĞSEN

  3. Alev Körfez’de, hesap küresel
İlhan SAĞSEN

İlhan SAĞSEN

KÖŞE YAZARI
Yazarın Tüm Yazıları >

Alev Körfez’de, hesap küresel

20.yy’ın başında Ortadoğu’da petrolün ve ardından da doğalgazın bulunması Ortadoğu’yu bir jeopolitik enerji merkezi haline getirdi. Bu durum da Ortadoğu’nun ilk günden bugüne istikrarsızlığın bir olağan durum olduğu ya da istikrarsız tutulmanın bir politika olarak uygulandığı bir bölgehaline gelmesine neden oldu. 

İran’ın batı dünyası ile ilişkisinin bozulması öncelikle Musaddık döneminde İran Meclisi’nin petrolü millileştirmesiyle başladı. 1979 İran Devrimi ise bir kırılma noktası niteliğinde oldu ve Humeyni’nin “Büyük Şeytan ABD”, “Küçük Şeytan İsrail” tanımlaması durumu özetler nitelikte. 1979 sonrası başlayan ambargo süreci, ardından 2006 BM yaptırımlarıyla başlayan nükleer baskı ve 2012 sonrası nükleer ambargo devam eden gerginliği günümüze kadar taşıdı. 

Haziran 2025’te İsrail ve İran arasındaki 12 günlük savaştan sonra, Şubat 2026’da ABD ve İsrail bu defa hem İran’ınnükleer kapasite elde etmemesi hem İran’daki rejimi değiştirme gerekçeleriyle hava saldırısı başlattı. İran’ın verdiği karşılık ile birlikte savaş bugün 4. gününe girmiş oldu. 

Saldırının resmi gerekçesi İran’ın nükleer programını ve uranyum zenginleştirmesini kontrol altına almak gibi görünse de çok katmanlı bir durumla karşı karşıyayız. Perde arkasındaBasra/İran Körfezi’ne hâkim olmak, Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmek, İran’da rejim değişikliği gerçekleştirmek, İran-Rusya-Çin üçgenini kırmak ve tabi Ortadoğu ve İran enerji kaynaklarına hâkim olmak gibi birçok motivasyon sayabiliriz. 

Bu çok katmanlı savaş birçok küresel sonuç doğurmaya gebe.Bunlardan en önemlisini enerji oluşturuyor. Bu çerçevede,Hürmüz Boğazı çatışmanın sembolü değil özü olma niteliğinde. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık olarak %20’lik kısmına ev sahipliği yapan bu deniz geçidi şu an resmi olmasa da fiili olarak kapalı durumda. Savaş öncesi Hürmüz Boğazı’ndan günde yaklaşık 138 gemi geçerken şu an bu sayı 17’ye kadar düştü. Günlük petrol akışı yaklaşık 20 milyar varilken şimdi 2,8 milyar varil düzeylerinde. Bu rota kapanırsa alternatif olarak Ümit Burnu’na yönelinebilir ancak bu hamle hem yaklaşık 15 günlük bir teslimat süresinde uzamaya, maliyetin de %15-30 civarı artmasına sebep oluyor. Savaşın enerji üzerindeki etkisi sadece Hürmüz boğazı ile sınırlı değil. Aynı zamanda küresel LNG arzının hemen hemen %20’lik kısmını karşılayan Katar’ın Ras Laffan LNG tesisi faaliyeti durdurdu. Yine Suudi Arabistan’daki ARAMCO Ras TanuraRafinerisi İran İHA’larıyla vuruldu. Rafineri üretimi bu saldırı sonucu durduruldu. Bu tesisin hasar sonucu mu yoksa tedbiren mi kapatıldığı bilinmiyor ancak bu durumun küresel enerji arzını ve fiyatlarını etkileyeceği kesin. Bunun dışında yine Katar’daki Mesaieed Sanayi Bölgesi kısmen hasar aldı. Irak Kürdistan petrolü tedbiren durduruldu. İsrail Leviethan Gaz Sahası Chevron tarafından durduruldu. Tamar Gaz Sahası da yine aynı şekilde durduruldu. 

Dolayısıyla, bugün 4. gününe giren savaşın enerji üzerine etkileri daha şimdiden olumsuz sonuçlarını vermeye başladı. Küresel enerji arzının %20’lik kısmı devre dışı kaldı. Brent ham petrol fiyatı varil başı 70$ seviyelerinden 80$’a çıktı, 100$ düzeyine çıkması senaryoları da sık sık dillendiriliyor. Hatta Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanması halinde Brent Ham petrolün 100$’ı aşıp 130$’lara kadar ulaşabileceği projeksiyonları yapılmakta. Avrupa’da spot gaz fiyatı %48’lik artış ile 38€ /MWh’den 48€/MWh’ye ulaştı. 

 

Bu minvalde, bölgedeki savaşın ve istikrarsızlığın uzaması durumunda küresel manada enerji arzı ve güvenliği konusunda çok daha net sıkıntılar yaşanacağı aşikar. Bu durum da aslında aktörlerin bir defa daha dışa bağımlılığını azaltmak ve enerji güvenliğini sağlamak konularını öncelikler listesinde üst sıralara almaları gerektiğini bizlere gösteriyor. Çünkü ne kadar enerjide dışa bağımlılık o kadar kırılganlık diyebiliriz. 

Bu noktada soru şu: bu kriz çerçevesinde hem İran, ABD ve İsrail konuşuluyor ama AB, Rusya, Çin ve Türkiye’nin pozisyonları nedir?

Cevabı bir sonraki yazımda olacak…

Önceki ve Sonraki Yazılar